Aylık arşivler: Mart 2018

Kıymetini Bilmediklerimiz

Hani bir söz vardır bilir misiniz? Kıymetini hep kaybedince anlarız her şeyin. Hayatta en doğru ve acı veren gerçek budur insanoğluna. Nedense kıymetleri hep kaybettikten sonra anlarız. Mutlu bir evliliğimiz vardır. Evli olduğumuz sürece hayatı zindana çeviririz eşimize. Ne zaman ayrılık rüzgârı eser ayrılırız o zaman dank eder her şey. O zaman anlarız nelerden uzaklaştığımızı.

Küçük bir çocuk düşünün. Köşede yüzüne bakmadığı bir oyuncağı vardır. Ne zaman evine misafir gelir o misafir çocuk o oyuncakla oynamaya başlar o zaman o oyuncak kıymete biner. Hayatta böyle değer vermediklerimizi kaybetme tehlikesi ile yüz yüze getirir bizi. Sonra bak dikkat et elindekinin kıymetini bil yoksa kaybedeceksin her şeyini der. Bir tokat gibi gerçeği yüzümüze vurur durur.

Kaybetmeden kıymet bilmeyi ne zaman öğreneceğiz. O zaman mutlu olmanın ilk ayağını yakalamış olacağız. Kaybetmeden kıymet bildiğimiz gün anın tadını yaşayacak elimizdeki ile ne kadar zengin ve mutlu olduğumuzu anlayacağız.

Kıymetini bildiğimiz şeyleri el üstünde tutmalıyız. Onu her an kaybetme korkusu ile sürekli koruyup kollamalıyız. İlişkilerde genelde bu ilke göz ardı edildiği için sona ermektedir. Kişi sahip olduğu eşine gerekli ilgi ve alakayı göstermez. Ne zaman onu kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı zaman ilişkisini canlı tutmaya çalışır. Tüm bu yapmacıkların farkında olan sevdiceğimiz bize hoşça kal der.

Kendini Arayan Adam

İnsan hayat boyu kendini arar? Kendine sormak istediği sorular vardır. Birçok soru hayat boyu cevapsız kalır. İnsan kendini arar. Yaşadığı toplumda dinlediği müzikte duygu ve coşkunun olduğu nefes alıp vermenin olduğu her yerde kendini arar durur. Yüreğindeki yaşama sevincini gittiği her yere götürüp gittiği her yerde kendini arar.

Kendini arama sürecinde ilk aradığı şey ben kimin sorusudur. Benlik algısı içinde toplumda nasıl algılandığını merak eder. Hayat mücadelesinde gireceği kimliği arar. İyi bir insan olup topluma faydalı birey mi olacak yoksa toplumun sevmediği asalak bir tip mi? Tüm seçimleri hayatı algılama biçimiyle alakalı olacaktır. Alacağı eğitim yaşadığı çevre ve toplumdaki değer yargıları yorumlayış biçimi kişiliğini oluşturacaktır.

Kendini arama sürecinde ikinci aşama hayat arkadaşını bulma mücadelesidir. Bu mücadelede kişi karşı tarafı kendisi için mi yoksa karşı tarafı mutlu etmek için mi sevdiğini cevaplar. Bazen aşklar kördür. Kişi karşı tarafı aslında kendini çok sevdiği için sever. Karşı taraf haz veren ihtiyaçları karşılayandır. Kişi karşı tarafı çoğu zaman hissiz bir biçimde sever. Kaybetmekten korkar.

Korkusu duygulardan değil arzularının bir daha karşılanmayacak olmasındandır. Bu yüzden kişi karşı tarafı kendisini sevdiği için sever. Arzularını doyurmak için karşı tarafı sever. Duyguları sahtedir. Yapmacıktır hareketleri. O yüzden kişi kendini arama sürecinde duygularını da netleştirmesi lazım.

Karanlığa Işık Yakmak

Hayat çile ve sıkıntılarla doludur. Tüm bu çile ve sıkıntılar içinde insan bir şekilde mutlu olmanın yolunu bulur. Kimisi çile ve sıkıntı içine kendini kaptırıp kaybolur. Kimisi de tüm bu çile ve sıkıntıları bir set gibi aşıp güçlenir. Hayata bakış açımız hayat yolculuğumuzu belirler. Dünyanın yarısı karanlık yarısı aydınlıktır.

Kimisi bu karanlıkta kaybolur kimisi de karanlık dünyasını aydınlatır. Karanlığa ışık yakmak erdemli olmayı gerektirir. Günlük yaşamda insanlarımız maalesef bir sorun yaşadığı zaman sorunun içine gömülüp söylenip dururlar. Bütün enerjilerini sorunun çözümü için değil soruna ağlayıp sızlanmak için harcarlar. O yüzden çoğu zaman problemlerini çözemez dışarıdan bir destekçi beklerler sorunu çözmek için.

Hayatta sorun elbette olacaktır. Hayatın kendisi zaten imtihan değil midir? Önemli olan bu imtihan dünyasında kendimizi kaybetmeden değerimizi koruyarak insanca yaşamaktır. Topluma faydalı bireyler olmak karanlık dünyayı aydınlatmak için mücadele ederiz. Karanlığa ışık yakmak için donanımlı ve birikimli olmak gerekir. Güçlü olmalı ayakta kalmasını bilmeliyiz. Doğruya insanları yönlendirebilmek için önce bizim doğru yolda olmamız gerekir.

Kendimiz aydınlanmadan insanları aydınlatamayız. O yüzden sürekli kendimizi geliştirmeliyiz. Yerinde sayan ve sürekli aynı şeyleri tekrar eden insanlar genelde topluma ışık olmak yerine karanlık dünyayı daha da karartmaktadır. Bu anlamda aydınlatmak için önce ışık olmalıyız. Işık olmak için önce özümüze dönmeliyiz.

Kalp Yarası Kolay İyileşmez

Günlük yaşamda insanoğlu bir çok yara alır. İyileşmesi en güç yara hiç kuşkusuz kalp yarasıdır. Gönül yaralarının iyileşmesi uzun zaman alır. Kalp yarası alan birisinin ayağa kalkıp toparlanması zordur. Kişinin güçlü ve dirayetli olması gerekir.

Kalp yaraları genelde karşılıksız aşklarla ortaya çıkar. Kalp yaraları insanı derinden etkiler. Kişinin kendini ifade edememesi duygularını açığa çıkaramaması ve uzun bekleyişler kalp yarasını derinleştirir. Karşılıksız sevgilerde kalp yarası daha da derinleşir. Her gün onun hayali ile yanıp tutuşurken onun sizi görmemesi kalbinizdeki yarayı daha da derinleştirir. Çok sevdiğiniz birisine kavuşamamak sizi daha derin etkiler. Bu tip durumların yaşanmaması için ilişkilerin sağlam temeller üzerine oturtulması gerekir.

Kalp yarasını iyileştiren en önemli ilaç zamandır. Sevdaların, karşılıksız ilişkilerin sonucunda oluşan kalp yaraları kendiliğinden zamanla kapanır. Aşktan kalbi ağlayanlar ancak aşkla kurtulur. Bir savaştan bir depremden çıkıp yeni bir savaşa girmek için biraz zaman geçilmesi gerekir. Kişinin yeni bir sevdadan çıkıp kendini başka bir sevdaya atması kolay değildir.

Kalp yarası alan birisi çevreye karşı güvensiz olur. İlişkisini kurtaramamanın ve başarısız olmanın verdiği üzüntü ile çevreye daha temkinli yaklaşır. Yarasını saracak kimsenin olmaması toplumdan soğumasına neden olur. Kalp yarasının sarılması için kişinin gönlünü bir başkasına kaptırması gerekir. Bazı sevdalar çok uzun yaşanırken bazı sevdalar saman alevi gibi kısa sürede sona ermektedir.

Kadın Nasıl Mutlu Edilir?

Kadınları mutlu etmenin çok zor hatta imkansız olduğuna inanılır. Bu soruda insanların olumsuz duygulara kapılmasının sebebi ne yapılırsa yapılsın kadınlarda oluşan memnuniyetsizlik durumudur.  Mükemmeliyetçi yapıda olan bayanlar her şeyin kusursuz ve mükemmel olmasını ister.  Düşünce yapısı olarak erkekler gibi düşünmezler.  Derin ve yoğun duygular yaşarlar. Bu yüzden kadınları mutlu etmek için çok dikkatli olmak şu hususlara dikkat etmek gerekir.

1- Kadına istediğini verin. Sevgimi istiyor verin. Aşk mı istiyor verin. Tutku ve arzu mu istiyor verin. Vermediğiniz zaman bu duyguları başka yerde arayacaktır.

2-Ona değer verin. Fikirlerini önemseyin ve geleceğe dönük planlarınıza onu da dahil edin. Değer verildiğini görmek onu mutlu edecektir. Seçimlerine ve tercihlerine saygı duyun.

3-Sevginiz dilde değil özde olsun. Her gün ona onu sevdiğinizi söylemeyin. Bu sözcüğü özlesin. Sevginizi eylemlerinize dökmelisiniz. Sözcüklerle değil davranışlarınızla sevginizi gösterin. Özel günlerde ona özel anlar yaşatın. Sevginiz onu çepeçevre sarsın.

İnsan Neden Kumar Oynar

Çağımızın en amansız hastalıklarından birisi kumardır. Kumar kişide önce maddi kayıplara yol açar. Maddi kayıplarla birlikte kişi derin stresler yaşamaya başlar. Strese bağlı olarak ruhsal dengesi bozulan insan yavaş yavaş toplumdan gerçek yaşamdan uzaklaşır. Tüm çevresini kumar masasına oturabilmek için bir araç olarak kullanmaya başlar. Sözler verir borçlar alır ve yerine koyamaz. Toplumdaki itibarı giderek düşmeye başlar. Kişi yavaş yavaş yok olmaya başlar.

Peki, kişi neden kumar oynar? Kısa sürede hayallerine kavuşmak isteyen insan önce elindeki yatırımları kumar masasına yatırır. Kaybetmeye başladıkça yavaş yavaş elinde avucunda ne varsa satmaya başlar. Satacak bir şeyi yoksa borçlanmaya başlar. Taaa ki borç gırtlağa dayanıp masaya oturamaz hale gelinceye kadar bu devam eder. Kişi kaybettikçe kaybımı telafi edeyim çekileceğim bu masadan der.  Fakat bir türlü kaybettiklerini yerine koyamaz.

Kişiyi kumara iten birçok neden vardır. Çevresinde maddi imkânsızlık yüzünden çile çeken insanları gördükçe masaya daha hırslı oturur. Kazanıp çevresindeki insanların yarasını sarmak ister. Fakat her masaya oturduğunda ruhunda derin yaralar açtığını asıl kaybedenin kendisi olduğunu fark etmez.  Kaybetme duygusu kişinin gözünü karartır. Kazanmakla ilgili hep güzel hayaller kurar. Kısa sürede bu kadar para kaybettiğini düşünmek kişiyi strese sokar. Kişi kaybettiklerini ancak yine oynayarak kazanabileceğini düşünür. Zararın neresinden dönülürse kardır felsefesini düşünmez. Bu yüzden battıkça batar.

Hayata Emin Adımlarla Yürümek

Hayata emin adımlarla yürümek çevremizdeki insanların güven duyduğu bir insan olmak hepimizin hayat gayesidir. İnsanlar eş ve dostunu seçerken güvenilir ve güçlü insanları seçiyor. Bunda temel neden hayat yolunda tökezlediği zaman elini uzatacak bir dostun sıcaklığına ihtiyaç duymasıdır.

Hayata emin adımlarla yürümenin birinci koşulu ekonomiden geçer. Ekonomik özgürlüğünü ve gücünü elde etmiş kişiler genelde toplumda itibar görürler. Çünkü hayatta maalesef birçok iş para ile yürümektedir. Paranın günümüzde açamadığı kapı maalesef yoktur.  Ekonomik gücü olan kişilerin ayağı yere daha sağlam basar. Çevresine karşı daha cömert olabilir. Birçok konuda başı dik gezer.

Hayata emin adımlarla yürüyebilmek için insanın sağlam bir çevresinin olması gerekir. Bazen hayatta her şey tükenebilir. Paranız bitebilir. Bu durumda sağlam bir çevreniz ve bu çevrede sağlam kredileriniz yoksa düştüğünüzde ayağa kalkmanız zor olabilir. Bu yüzden kişiler sağlam çevrede sağlam dostluklar kurmaya çalışır.

İyi dostluklar, sizi anlayan bir eş, iyi bir iş, mutlu ve huzurlu bir çevre kişiyi güçlü kılar. Huzurlu ve barış içindeki bir ortamda kişi kendini daha güvende hisseder. İlişkiler daha şeffaf ve temiz yaşanır. Hayata emin adımlarla yürümek için gerekli ortam ve koşullar sağlanmazsa kişinin hayata bakış açısı pozitif yönde olmaz. Bu anlamda kişinin bakış açısı topluma bakış açısını şekillendirmektedir.

Hayat Sizi Esir Almasın

Kölelik sistemi kalktı artık kimse kimsenin kölesi değil. Kimse kimseyi zorla çalıştıramaz. Günümüzde artık modern kölelik dönemi başladı. Parası olan güçlü insanlar zayıf insanları ekonomik gücü ile egemenliği altına aldı. Geçim derdine düşün insanlarımız modern köleliği ister istemez kabul etmek zorunda kaldı.

Bugün fabrikalarda sabahtan akşama kadar canı çıkarcasına çalışıp para kazanan insanlarımız var. Herkes halinden memnun gibi gözüküyor. İşin aslına bakarsan o fabrikada sabahtan akşama kadar çalışıp sömürülen insan işini kaybetmemek aç kalmamak için bir çok şeye susmaktadır. Birçok sosyal hakkı elinden alınmıştır. Çok acil durumda izin almaya kalktığı zaman bile zorluk çıkarılan işçi işini kaybetmemek için çoğu zaman izin kullanmıyor.

Modern dünya bizi esir almış durumdadır. Sabahtan akşama kadar çalışmak artık yetmiyor. Ölçüsüz harcamalar bitmek bilmeyen istek ve arzularımız bizi esir almış durumdadır. Ne yaparsak yapalım ne kadar çok çalışırsak çalışalım bu esaretten bir türlü kurtulamıyoruz. Kazancımız ihtiyaçlarımıza yetmez hale geliyor. O yüzden kişi işinin yanında mutlaka bir ek işe ihtiyaç duyuyor.

Çok para kazanma tutkusu kişiyi esir alır. Bunu bilen para tuzakları internet dünyasında kurbanlarını arar. Forex, bahis şirketleri kişiye kolay yoldan kısa sürede çok para kazanabileceği fikrini aşılar. Tembel  ruhlu insanları tuzağına düşürüp elinde avucunda ne varsa alır.  Hayat sizi esir almasın. O yüzden akıllı olup hayatın tadını çıkarın tuzaklardan uzak durun.

Hayat İnsanı Neden Yorar?

Hayat insanı yorar. Arzu ve tutkularının peşinden koşan ve ne istediğini bilmeyen insanoğlu hayat yolunda yorulur durur. Mutluluğu hep uzaklarda arar durur. Sahip olmadıklarına bakarak hep ne kadar fakir olduğunu vurgular durur. Hayat ona ne verirse versin hep mutsuzluk içinde olur. Bitmek bilmeyen istekleri doymak bilmeyen arzularını doyurmak ister.

Hayat yolunda yanıldığının farkında değildir. Bir fakına varsa sahip olduğu güzellikleri, elindekilerin güzelliklerini anlasa bir sağlığı yerindedir. Milyonlarca insanın sağlığına kavuşmak için o hastane senin bu hastane benim dolaştığını görse bir anlayacakda her şeyi. Evlidir güzel bir eşi vardır. Eşine ve çocuklarına sadık bir hanıma sahiptir. İnsanlar evlenebilmek için ne mücadeleler verdiğini bir görse. Maddi imkânsızlıklar yüzünden kavuşamayan çiftleri görse bir anlayacak her şeyi.  Allah size nur topu gibi 2 çocuk vermiş. Bir çocuğum olsa deyip tüp bebek hastaneleri önünde günlerce sıra bekleyen çocuk ateşiyle yanıp tutuşan kişileri bir görse anlayacak her şeyi.

Güzel bir işiniz var her gün sizi meşgul eden ve mutlu eden bir işe sahipsiniz. İş sahibi olmak için kapı kapı dolaşan ve sınava giren milyonlarca genci düşünmek gerekir. Sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar çalışıp sizin aldığınız maaşın yarısını alamayan asgari ücretle çalışanları düşünüp halimize şükredip sahip olduklarımızla mutlu olmaya bakmalıyız. Yoksa hayat bizi hep yorar durur.

Farklı Görüşlere Saygılı Olmak

Toplum olarak en büyük sıkıntılarımızdan birisi farklı görüşlere saygılı olamıyoruz. İstiyoruz ki herkes bizim gibi düşünsün bizim gibi yaşasın. Bizim değerlerimiz herkesin değerleri olsun istiyoruz. Farklı değerleri kabullenme konusunda sıkıntımız var. Dünyadaki savaşlar da zaten bu yüzden çıkmıyor mu?

Farklı görüşlere saygılı olmak erdemli olmayı gerektirir. İnsan özel ve tektir. Farklı düşüncelerin olması gayet doğaldır. Önemli olan duygu ve düşüncemizi iletirken karşı tarafı kırmadan iletmektir. Empati kurarak karşı tarafı anlamaya çalışmalıyız.

Farklı bir görüşü anlamaya çalışmalıyız. Kendi duygu ve düşüncemizin doğru olduğu kanısını bir tarafa bırakıp karşı tarafı anlamaya çalışmalıyız. Belki yanlış düşünen bizizdir. Bildiklerimizin yanlış olma olasılığı yok mu?  Yanlışta olan bizsek farklı görüşler bize gerçeği bulmamız için fırsat kapıları açmaz mı?

Basmakalıp düşüncelerin etkisinde kalıp kendine özgü hayat felsefesi olmayanlar hayat boyu hep birilerinin borazanlığını yaparlar. Kendi duygu ve düşünceleri yoktur. Sağdan soldan öğrendiği bilgilerin en ateşli savunucusu olurlar. Bu tip kişiler genelde toplumda farklı görüşlü ve kötü amaçlı örgütler tarafından sık kullanırlar.

Duygu ve düşünceler insanları özel ve eşsiz kılan değerlerdir. Duygu ve düşüncelerimizi oluştururken sağlam temeller üzerine oturtmalıyız. İyi araştırma ve inceleme sonucu hayat felsefemizi oluşturmalıyız. Hiçbir oluşumun bizi kullanmasına izin vermemeliyiz. Hayat görüşümüz insanlığa hizmet etmelidir. İnsanlığa hizmet etmeyen hiçbir görüşü kabul etmemeliyiz.

Evinizi Cennet Köşküne Çevirin

Eşim benimle ilgilenmiyor. Artık bana ilgi duymuyor. Mutluluğu başka yerde arıyor. Aynı evde yaşayan iki arkadaş gibiyiz. Bizi çocuklar birlikte tutuyor. Onlar olmazsa çoktan ayrılmıştık diyen binlerce mutsuz çiftlerimiz var. Yazı dizimiz sizin için hazırlandı. Yazı dizimizi okuduktan sonra hayata bakış açınız değişecek. Yazı dizimizin bozulan dağılmak üzere olan evlilikleri ayakta tutması temennisiyle yazıldı. Keyif alarak fayda bularak okuyacağınız bir yazı dizimiz olur inşallah.

Eşiniz sizinle neden ilgilenmiyor? Ev onun için cennet köşkü mü, kabir azabı mı? Bu soruyu cevaplamadan sorununuza çözüm bulmanız imkansızdır. Eve geldiğinde huzur buluyor mu? Duygusal yönden onu doyurabiliyor musunuz? Mutluluk adına ona ne veriyorsunuz? Sürekli söylenip duruyor başının beyninin etini mi yiyorsunuz? Bütün yaşanmışları düşünüp bir empati yapmalısınız. Kendinizi karşı tarafın yerine koyup düşünmelisiniz. Eşim bana böyle davransa ne hissederim ne yaparım. İlk önce sorunun sizden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit etmelisiniz. Eğer sorun kaynağı sizseniz önce kendinizi düzelterek işleme başlamalısınız.

Tüm sorgulamalar sonucunda temiz olduğunuz anlaşılırsa karşı tarafa yönelmelisiniz. Karşı taraf neden böyle davranıyor. Onu karşınıza alıp konuşmalısınız. Birçok sorun iyi iletişim kurulamamasından kaynaklanmaktadır. Çiftler sürekli içine ata ata birbirlerine düşmanlık beslemeye başlıyor. Ve en sonunda bir yerden patlak veriyor.

Evinizi cennet köşküne çevirin. Eşiniz evde huzur bulsun. Huzur verin ki huzur bulun. Özünüze dönmeden problemlerinizi çözmeniz imkansızdır. Mutlu huzurlu bir yaşam sürmeniz dileğiyle hoşça kalın.

Erkek Nasıl Mutlu Edilir

Erkek nasıl mutlu edilir? Yüzyıllardır kadınlar bu sorunun cevabını arayıp durdu. Bütün erkeklerin aynı olmadığı her bireyin özel ve tek olduğu düşünüldüğünde bu soru için ortak bir cevap bulmak imkansızdır. Bu anlamda mutlu edilecek erkeğin yapısı iyi analiz edilmelidir. Erkeğin ne istediği bilinmeden ona mutluluk aşılamak zordur. Bu yüzden erkeği mutlu etmek için şu noktalara dikkat etmek gerekir.

1- Erkek iyi analiz edilmelidir. Onu mutlu edecek şeyler tespit edilmelidir. Sevdiği ve sevmediği şeyler belirlenmelidir. Sevmediği şeylerden uzak durmalı hoşuna gidecek hareketler içinde olmalıyız.

2- Romantik olmalısınız. Erkekler romantik kadınlardan hoşlanır. O yüzden bakışlarınız derin ve manidar olmalıdır. Yaptığı jestlere karşılık vermelisiniz. Erkeğin ruhuna gidecek sözler kullanmalısınız.

3-Kokunuz size özel olmalı: Kokunuzla erkeğinizin aklını başından alabilirsiniz. Bu anlamda kadın beden temizliğine dikkat edecek bakımlı ve güzel olmaya çalışacak. Makyaj kurallarına uyacak hiçbir şeyi abartmadan yapmalıdır. Aşırı kokular, aşırı makyajlar dekolte giyimler erkeklerde ters tepkilere neden olur.

Çocukluk Güzel Şey

Ömrümüzün en güzel günleridir çocukluk yılları. Dertsiz tasasız hayatın tadını çıkarıp kendimiz olduğumuz tek dönem çocukluk dönemidir. Hayatımızın en mutlu en çılgın dönemi çocukluk dönemidir. Bu dönemde oyunların en güzelini oynar düşlerin en güzelini kurarız. Çok geniş bir hayal dünyamız vardır. Mutlu olmak çok kolaydır. Çok küçük şeyler bizi mutlu edebilirken çok basit şeylerden üzüntü duyabiliriz. Duyguların en yoğun ve derin yaşandığı dönemdir.

Bir zaman tüneli olsa herkes eminim çocukluğuna gitmek isteyecektir. Her insanın içinde çocuksu duygu ömür boyunca yaşar. Zaman geçtikçe büyüyen ve gelişen insan içindeki o çocuğu hiç büyütmez. Çocukluk yıllarını güzel ve anlamlı kılan en önemli neden bu dönemde yaşanan duyguların lezzeti ilerleyen yıllarda alınmasıdır. Oysa çocukluğunuzda bu lezzeti almamışsınızdır. Zaman geçtikçe ne güzel günlermiş dersiniz.

Hayatta hep çocuk kalmak ve çokça yaşamak özlemiyle hayatımızı sürdürürüz. Çocukluk yıllarında oynadığımız oyunlar artık oynanmaz hale geldi. Oyunlar bilgisayar ortamında sanal biçimde oynanır oldu. Sanal ortamında çocuklar artık bireysel bir yaşam sürmeye başladı. Mahalle maçları yapılmaz oldu. Çelik çomaklar saklambaçlar uzuneşekler oynanmaz oldu.

Çocukluğumuza dönmek kendimizi bulmak o güzel ve mutlu günlerde dönmek için böyle bir yazı dizisi hazırladık. Yazı dizimizi okurken bir parça olsun o güzel günlere sizi götürebildiysek ne mutlu bize. Sağlıklı mutlu bir yaşam sürmeniz dileğiyle hoşça kalın.

Çalınan Hayatlar

İnsanı ayakta tutan en önemli öğe umuttur. Hayat öldüğümüzde değil umutlarımızı kaybettiğimiz zaman ölürüz. Bir çok insan yaşarken ölür. Bunun temel nedeni hayallerine erken havlu atmış olmasıdır.  Hayatta çalınan bir çok hayat var. Bu yazı dizimizde çalınan hayatlardan bahsedeceğiz.

Birçok insan iftira sonucu hapis yatmaktadır. Yapmadığı bir suçun cezasını uzun yıllar içeride hapis yaşayarak çeker bu süreçte ömür akar geçer hayata ilişkin yaşayabileceği güzel duyguları yaşayamaz.  Bir yuva kurmak, baba olmak, denizin kumun tatilin tadını çıkarmak, konserlere gidip çılgınlar gibi eğlenmek, masasına oturup çayını huzur içinde yudumlamak gibi bir çok güzel duyguyu yaşamaktan mahrum kalır. On beş yirmi yıl hapis hayatı yaşar. Güneşi göremez. Gezip eğlenemez evlenemez baba olamaz. Çalınmış bir hayatı vardır. Yaşamdan tat almaz vade doldurmayı bekler.

Umutları elinden alınan insanlarında hayatları elinden alınmıştır. Sınava girer başarılı olursunuz. Ama torpilli birisi yüzünden sınavdan aldığınız puan geçersiz olur. İşe siz değil torpilli birisi alınır. Siz hayatınızı düzene sokup mutlu bir yaşam sürecek pozisyonda olacakken tüm bunlar bir başkası tarafından bir başkasına verilir. Hayatta bazen bazı şeyleri hazmedemezsiniz. Haksızlığa uğrarsınız başarılı olduğunuz halde başarısız ilan edilirsiniz. Meyve verirsiniz taşlanırsınız.

Ne olursa olsun kimsenin hayatını çalmayın. Bunun vebali büyüktür. Hak etmediğiniz hiçbir şeye el sürmeyin. Çünkü gün gelir devran döner hak etmeden elde ettiğiniz her şeyi misli ile iade etmek zorunda kalabilirsiniz.

Bahis Tuzakları

Canlı bahis siteleri bonus konusunda kullanıcılarına cömert davranır. Bunun iki sebebi vardır. Birincisi kullanıcıyı sistemin içine dahil edebilmek ikincisi bahisleri düzenleyen firmaların sisteme giren kişilerin %90nının sistemde kaybedeceğini bildiği için bonus konusunda ellerini korkak alıştırmazlar. 100 lira yatır 200 lira da biz koyalım bahise 300 lira ile başla diye cazip tekliflerle kişiler tuzağa çekilmeye çalışılır.

Canlı bahis firmaları verdikleri bonusa çekim şartı koyarlar. 200 liralık bonusu çekebilmeniz için sistemde 10 katı işlem hacmine ulaşmanız istenir. Yani 2000 liralık bahis yapmış olmanız gerekir. Yapacağınız bahisin oranlarına da sınırlama getirilir. En az 2 ganyanlı bahisler yapmalısınız denir. Bu şartları elde edinceye kadar zaten bu parayı siz kaybedersiniz. Bonuslarda amaç sizin yüksek para kazanıp sistemden para kazanmanız değil sistemde daha uzun süre kalmaya sizi mahkum edip paranızı kaybetmenizi sağlamaktır.

Canlı bahis firmaları kazançlarını müşterilerin kayıpları üzerinden elde eder. Ayda 10.000 lira kaybeden bir kişi bir canlı bahis firmasına en az 4000 lira para kazandırmış demektir.  250 tane müşterisi olan bir canlı bahis firması aylık rahat 100.000 lira kazanır. Bu tatlı parayı elde edebilmek için sınırları oldukça zorlarlar. Kişileri canlı bahis tuzağına çekmek için genellikle şu yöntemleri kullanırlar:

1-İLK PARA YATIRMA BONUSU: İlk üye olan kişilere %100 bonus veriyoruz denir. 500 lira yatırıp 1000 lira ile canlı bahise girersiniz. Para çekebilmek için verilen bonusun en az 10 katı çevirmeniz isteniz. Alacağınız bahislerin oranı da minimum 1.8 1.9 yada 2.00 olması istenir.

2-FREE BONUS: Sisteme üye olan kişiye 5 TL, 10 TL 20 TL Free Bonusu veriyoruz denir. Size para yatırmadan para kazanma imkanı sunarlar. Sisteme üye olursunuz Bonusunuz yüklenir. 5 lirayı 50 lira yapar paranızı çekmek istersiniz. Parayı çekebilmek için sisteme en az 50 lira para yatırmanız gerektiği söylenir. Kazandığınız 50 lirayı çekebilmek adına cebinizdeki 50 lirayı siteye yatırırsınız. Çekim talebi verdiğinizde çekim yapabilmeniz için paranızın 1 defa çevrilmesi gerektiği söylenir. 1.3 oranlı bir bahisle bunu çevirebileceğiniz söylenir. Siz çevrim şartını sağlaya çalışırken paranızın eriyip bittiğini görürsünüz. Kaybettiğiniz parayı geri kazanmak isterken elinizde avucunuzda ne varsa hepsini kaybedebilirsiniz. Kaybetmek insanın içine sindirmekte en çok zorlandığı konulardan birsidir. Bu yüzden kişi kaybettiği zaman dengesini de kaybedip daha da dibe girebilir. İnsan psikolojisini çok iyi bilen ve analiz eden bahis firmaları kazançlarını bu psikolojik yapının üzerine kurmuştur.

3-YÜKSEK GANYAN: Özellikle yasal iddia oynayan kişileri tuzağa çekmek için firmalar bahislere yüksek Ganyanlar verir.  İddia firmasının 1,25 verdiği bir Bahise canlı bahis firmaları 1,4 ganyan verir. Bu da bahis yapanlara cazip gelir. 100 lira yatırıp yasal İddaa firmasında 125 TL kazanmaktansa kaçak bahse girip kazancını 144 lira yapmak kişiye daha mantıklı gelir. Vergi vermeyen ve insanların kısa sürede yüksek miktarlar kaybetmesine indekslenmiş kaçak bahis firmaları yüksek Ganyanlarla siteyi cazip hale getirip bahis yapanları tuzağına çekmeyi hedefler. Oyuna gelmeyin canlı bahisten uzak durun. Yoksa aileniz dağılabilir.

Beni Kimse Neden Anlamıyor

İnsanlarımız nedense hep anlaşılmadığından yakınmaktadır. Kimsenin kendisini anlamadığını ya da yanlış anladığını söyler durur. Bunun temel nedeni kişinin kendini iyi ifade edememesidir. Kişilerin kendini iyi ifade edilmesi için toplumla barışık bir yaşam sürmesi ve hayatında çelişkilere yer olmaması gerekir.

Özellikle ergenlikle birlikte gençler kendilerini yetişkinlerin yeteri kadar anlamadığından yakınır. Bu durumun temelinde ise kuşaklar arasındaki çatışma yer alır. Yetişkinler çocukların ve gençlerin kendisi gibi olgun düşünmesini ve mantıklı davranmasını ister. Karşısındakinin çocuk ya da genç olduğunu düşünmez. Onun duygu ve düşüncelerine önem vermez. Derslerine çok sıkı çalışmasını oyunu hayatından çıkarmasını ister. Oysa gençler ve çocuklar oyun çağını aşmamış kişiliklerdir. Bu dönemde gencin ve çocuğun oyun ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.

İnsanların anlaşılmamasının temelinde kendini ifade etme güçlüğü yatmaktadır. Genç karşı tarafa duygu ve düşüncelerini iyi ifade edemezse yanlış anlaşılmalara kapı açar. Duygularını açmadan kötü bir sonla ilişkisi sona erer. Yanlış anlaşılmalara son vermek adına kişi ne istediğini duygu ve düşüncelerini açık yüreklilikle ifade etmesi gerekir.

İnsanları anlamak için empati yapmak gerekir. Kendini karşı tarafın yerine koyup onun duygu ve düşüncelerini anlamak gerekir. Onun ihtiyaçlarını arzularını görmezden gelerek onu anlamaya çalışmamız boşadır. İyi bir empati ve sağlam diyaloglarla kişi kendini iyi ifade edebilir. Toplumda sağlam adımlar atmak ve iyi davranışlar sergilemek anlaşılmazlıklara son verecektir.

Arkadaş Seçimine Dikkat Edin

Anne ve baba olarak çocuklarımızın iyi bir eğitim ve terbiye alması hayatta ortak gayemizden birisidir. Tüm bu süreçler içerisinde gözden kaçan bir nokta var. Aile ve okul dışında çocuğun hayatına şekil veren arkadaş ortamıdır. Bugün bir çok çocuk arkadaş kurbanı olup kötü alışkanlıklar elde edip hayata ilişkin önemli yanlış adımlar atmaktadır.  Arkadaş seçerken dikkat etmeyiz. Ruhumuza hitap eden bizi mutlu eden kişiyi hemen arkadaş olarak hanemize ekleriz. Bu yazı dizimizde arkadaşlığın öneminden bahsederek bu seçimi yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatacağım.

1-Arkadaş seçerken dikkat edilecek ilk husus alışkanlıklarıdır. Kötü alışkanlığı olan (sigara, içki, kumar,hovardalık) arkadaşlardan uzak durmalıyız. Çünkü onun alışkanlıkları ileride bizim de alışkanlığımız haline gelebilir.

2-Arkadaşın maddi durumu çok önemli değil manevi durumu daha önemlidir. İyi bir insan olması, inançlı olması, Allahtan korkması, insanları sevmesi, zararsız olması önemlidir. Maddi durumu iyi olmayabilir. Bizi cebindeki paranın miktarı değil insanlığı ilgilendirmektedir. Çünkü biz onu banknotları için değil bizi yalnız bırakmayacağı için seveceğiz.

3-Bize artı değer katacak kültürlü ve bilgili kişileri arkadaş seçmeliyiz. Arkadaşımızın seviyesi mutlaka bize eş değer ya da üstümüzde olmalıdır. Onunla konuştukça ufkumuz açılmalı yeni şeyler öğrenebilmeliyiz. Sürekli kendini tekrarlayan ölçüsüz kişilerden uzak durmalıyız. Arkadaş bize her anlamda değer katmalıdır. Toplumda sevilen itibar gören kişilerle arkadaş edinmeliyiz.

Ağzı Olan Konuşuyor

Bir konuda konuşmak uzmanlık gerektirir. O konu hakkında bilgi sahibi olmak, o konuda gerekli eğitimi almış olmamız gerekir. İnsanlarımız konuşurken mangalda kül bırakmıyor her şeyi biliyor edasında ateşli tartışmalara girebiliyor. Söz gelimi ağzı olan konuşuyor. 

Sokağa inip halkın nabzını tutun. Sanattan siyasete her konuda halkın konuşacak mutlaka bir konusu vardır. Bilgi sahibi olsun ya da olmasın her şeyi biliyor edasında ciddi tartışmalar yaşanıyor. Sağdan soldan duyduğu yarım yamalak bilgilerle ciddi siyaset tartışmaları yapabiliyor.

Sokakta en çok konuşulan konulardan birisi spordur. Sorarsan herkes bir fatih terimdir. Herkes spor uzmanıdır. Hangi futbolcunun nerede oynatılacağından tutun hangi futbolcunun hangi takımda oynaması gerektiğine kadar birçok konuda herkesin mutlaka bir fikri vardır. Herkesin ideal bir on biri vardır.

Sokakta konuşulan bazı konular tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle sağlık alanında konuşulan şeyler denendiğinde tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Birisi şu hastalık için kuzenim şöyle yaptı bütün ağrılarından sızılarından kurtuldu diyor. Bunu dinleyen sokaktaki Osman Ağa eve gidip hemen uygulamaya geçiyor. Genelde bu uygulamalar sonucunda kişi soluğu direk hastanede alıyor.

Ağzı olan konuşuyor. Bu yüzden kişi uzmanı olmadığı konularda kesin hükümlerde bulunmamalıdır. İnsanları yanlış yönlendirmekten uzak durmalıyız. Özellikle adres konusunda sorulduğunda bilmiyorum demek yerine yanlış da olsa yönlendirme yapmayı çok seviyoruz. İnsanları yanıltmaktansa bilmiyorum deme erdemliliğini göstermeliyiz.

Taşımacılıkta Kahtalı Nakliyat

Hayatta en önemli duygu güven duygusudur. Hangi işi yaparsanız yapın karşı tarafa güven vermezseniz o iş başlamadan biter. Nakliyat sektöründe güven duygusu çok önemlidir. Zor şartlar altında çalışıp didinip aldığınız eşyaları gözünüzü kapatarak bir nakliyat firmasına teslim edip taşımasını istiyorsunuz.

Taşıma sırasında aracın kaza yapması, eşyaların kırılması kullanılmaz hale gelmesi gibi durumlar oluşabilir. Olası bir kaza ve zararda eşyaların bedeli tarafınıza ödenmesi gerekir. Ankara Kahtalı Nakliye sigortalı taşımacılık yaparak müşterilerine güven duygusu vermeye başladı. Birçok nakliyat firması sigortalı taşımacılık yaptığını söyleyerek müşterilerin ilgisini firma üzerine çekmeye başladı. Taşıma öncesi eşyaların mutlaka sigortalanması gerekir. Sözde söylenen sigorta kaza olduktan sonra işe yaramaz hale geliyor. Bu yüzden elinizde mutlaka yazılı bir sözleşme olması gerekir. Sigorta işi maliyet gerektirdiği için birçok nakliyat firması sigorta işine yanaşmaz. Size fiyat verirken de sigortalı taşırsak şu kadar asansörlü taşırsak şu kadar olur gibi tekliflerde bulunurlar. Amaç maliyetin arttırarak sigorta ve asansör sistemi ile taşınmasın demenizi beklerler. Sizin de işi ne kadar ucuza yaptırmak istediğinizin farkında olan nakliyat firmaları sigortalı taşımacılığa yanaşmazlar.

Kahtalı nakliyat firmasında her şey önceden hesaplanır ve ayarlanır. Sigortalı taşımacılık sözde değildir. Taşıma öncesi mutlaka eşyalarınız sigortalanır. Tarafınıza sözleşme verilir. Olası bir kaza durumlarında eşyalarınızın bedeli tarafınıza ödenir. Taşımacılık konusunda Kahtalı evden eve nakliyat firmasına gözünüz kapalı güvenebilirsiniz.

Parça Eşya Taşımacılığı

Ankara ilinde hizmet veren ve bürosu Ankara Çankaya ilçesinde yer alan Ankara Karaoğlan evden eve nakliyat firması Ankara ili ve ilçelerinde şehir içi ve şehirler arası nakliyat hizmeti veren bir firmadır. Gerek evden eve eşya taşınması, gerek iş yeri ve büro malzeme taşıması gerekse de parça eşya taşımacılığı konusunda en büyük yardımcınız ve destekçiniz Ankara Karaoğlan evden eve nakliyat firması olacaktır.

Parça eşya taşımak maliyetli bir iştir. Bu yüzden birçok kişi parça eşya taşımak yerine eşyayı 2.el pazarında satıp yenisini almayı düşünmektedir. Nakliyat giderleri hesap edilerek böyle bir uygulama yapılır. Oysa Ankara Karaoğlan evden eve nakliye firmasında parça eşyanızı çok uygun fiyata taşıyabilirsiniz. Parça eşya taşımak için hazırda bekleyen küçük aracımız ve taşıma elemanlarımızla Ankara ili içinde eşyalarınızı güvenle taşıyabilirsiniz.

Parça eşya taşımacılığı için Ankara Çankaya ilçesinde yer alan büromuza uğrayabilir dilerseniz telefonla bilgi alabilirsiniz. Taşınacak eşyanızın cinsini taşımanın nereden nereye yapılacağını bildirmeniz durumunda size en uygun fiyat teklifini sunacaktır. Taşıma gününün ve saatinin belli olması nakliyat sektöründe önemlidir. Bu yüzden mutlaka saatini belirlemelisiniz.

Ankara Karaoğlan nakliyat firması parça eşya taşımada da garantili ve sigortalı taşıma yapar. Taşıma öncesi mutlaka eşyalarınızın güvenliği sağlanır. Ankara Karaoğlan taşımacılık firmasını tercih ederek parça eşya taşımacılığında ciddi kar elde edebilirsiniz.

Alataş Nakliyat

İç Anadolu ilinin en gelişmiş illerinden birisi olan Ankara ilinde hizmet veren nakliyat firmamız Ankara halkının taşımacılık konusunda kanayan yarasına parmak basmaya devam ediyor. Kurulduğu günden beridir firmamız müşteri memnuniyet ilkesine göre her geçen gün mutlu müşteri sayısı ile Ankara’de nakliyat konusunda öncü firma olmaya devam ediyoruz.

Bu anlamda Ankaa ili ve ilçesinden Türkiye’nin tüm noktalarına ev taşıma, büro taşıma, parça eşya taşıma gibi nakliyat hizmetleri vermeye devam ediyoruz.

Ankara Alataş nakliyat olarak ambalajlı taşımacılık hizmeti sunuyoruz. Eşyalarınızı evinizde güzel bir şekilde ambalajlayıp zarar görmeden hijyenik bir şekilde taşınmasını sağlıyoruz. Ambalajlı taşıma için ekstra bir ücret talep etmiyoruz. Ambalaj ekibimiz evinizdeki tüm eşyalarınızın ambalajlanmasını yaparak size büyük kolaylık sağlıyor.

Ankara Alataş nakliye firması olarak eşyalarınızı sigortalı bir şekilde taşıyoruz. Tüm eşyalarınızı kırılma, çizilme ve kazalara karşı sigortalıyoruz. Zarar gören eşyalarınız için pardon demek yerine eşyanızın bedelini ödüyoruz. Böylece eşyalarınız bizim taşıma güvencemiz altında taşınır. Olası bir kaza durumunda sigorta kapsamında tüm eşyalarınızın bedeli tarafınıza tahsil edilir.

Alataş asansörlü taşımacılık sistemi ile eşyalarınız kısa sürede zarar görmeden kolayca taşınır. Eşyalarınızın asansörlü taşınması işlerin hızlı ve sağlıklı yürümesini sağlar.

Ücretsiz ekspertiz hizmeti ile eşyalarınızın durumu analiz edilir. Eşyalarınızın taşınacağı araç, gün ve ücret tespit edilip tarafınıza sunulur. Anlaşma dahilinde ekspertiz ekibimiz notunu alıp eşyalarınızı sigortalar. Paketleme ve ambalajlama ekibimiz eşyalarınızı paketleyip ambalajlar. Size verilen tarihte ve saatte eşyalarınız hızlı ve güvenilir bir şekilde taşınır. Nakliyat konusu ciddi bir iştir

 

Nakliyat Sektörünün Lideri

Ankara nakliyat sitesi Ankara ilinde yaşayan insanların taşımacılık ihtiyaçlarını karşılamak için kuruldu. Kurulduğu günden bu yana hizmet kalitesini her geçen gün attıran nakliyat firması teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor. Taşımacılık işini son sistem teknolojik ekipmanlarla ve uzman personellerle yapan firma uygun fiyata kaliteli hizmet sunmaya devam ediyor.

Ankara ili ve ilçelerinden tüm Türkiye geneline evden eve nakliyat, büro taşıma, parça eşya taşıma gibi nakliyat ihtiyaçlarınız için gönül rahatlığı ile tercih edebileceğiniz bir firmadır. Taşımacılık işini işinin ehli deneyimli elemanlarla yapan firma mutlu müşteri kitlesi ile her geçen gün büyümeye devam ediyor.

Ankara evden eve nakliyat konusunda ambalajlı, sigortalı, asansörlü taşımacılık işi yapan Evren nakliyat firması eşyalarınızı güvenilir bir biçimde uygun fiyata taşır.  Geniş hizmet filosu ile verdiği takvime sadık kalan firma nakliyat konusunda pişmanlıklar yaşamak istemeyenler için tercih edilebilecek bir firmadır.

Ankara ilinde hizmet veren Ankara nakliyat firmasında bütün işler bir plan dahilinde işler. Ücretsiz ekspertiz ekibi evinize gelerek eşyalarınızın durumunu analiz eder. Eşyalarınızın sigortalanmasından tutun hangi araçla ne zaman taşınacağı bu iş için ne kadar maliyet tutacağı size detaylı sunulur. Anlaşma dahilinde ambalajlama ve paketleme ekibi evinize gelerek eşyalarınızın paketlenmesini sağlar. Paketleme ve ambalajlama işini uzman ekip yapar. Öyle rastgele bir ambalajlama yerine tüm eşyaların hijyen durumu bozulmadan zarar görmeden taşınması için usulüne uygun ambalajlama yapılır.

Ankara Nakliyat Sitesi olarak size eşyanızı uygun fiyata, hasar görmeden sorunsuz taşıma hizmeti veriyoruz. Nakliyat konusunda pişmanlıklar yaşamamak için Ankara Nakliyat firmasını tercih edebilirsiniz.